Üniversiteler Uzaktan Eğitime Ne Kadar Hazır?

, , Leave a comment


Covid 19 salgını bütün dünyayı derinden sarstı ve sarmaya da devam edecek gibi görünüyor. Ne yazık ki bu bela ülkemizi de pas geçmedi. Salgına sıkı önlem alan ülkelerde hayat durma noktasına gelmiş gibi görünüyor. Yine ülkemizde de birçok önlem alındı ve daha sertleri de alınacaktır diye düşünüyor.

Birçok sektör durma noktasına gelmişse de uzaktan çalışma şansı olan işler yavaş yavaş ta olsa çalışmaya başladı. Ülkemiz her ne kadar uzaktan çalışma sistemine çok alışık olmasa da alışmak zorunda kalacağız gibi görünüyor.

Gelelim başlıkta bahsedilen konuya. Aşağı yukarı 8 yıldır bir yüksek öğrenim kurumunda yazılım yük. mühendisi olarak çalışıyor olmam sebebi ile bu konu ya çokta yabancı sayılmam. YÖK’ün örgün öğretimlerin uzaktan verilebileceğini açıklamasının ardından İlk göze çarpan, uzaktan eğitim için alt yapı yatırımlarını öncelerden planlayan ve uygulayan bazı üniversiteler bu süreçte birkaç adım daha öne çıkacak gibi görünüyor. Ülkemizde ki üniversitelerin birçoğunda basit amaçlar için kullanılıyor da olsa (ders notu paylaşmak v.b.) bir LMS sistemi var. Fakat bu süreçte mevcut kullanım amacı ve yoğunluğu, yeterli ve öğrenci için verimli olmayacaktır.

Burada 3 konu ön plana çıkıyor gibi görünüyor:

  1. Uzaktan öğretim nedir, ne değildir,
  2. Akademisyenler uzaktan öğrenime ne kadar hazırlar,
  3. Öğrenciler uzaktan öğrenime ne kadar hazırlar,

Öncelikle uzaktan öğretim nedir ne değildir konusunu inceleyecek olursak, birçok üniversite de uygulanan şekli ile LMS sistemlerinin sadece kaynak paylaşmak için kullanılması uzaktan öğretim yaptığınız anlamına gelmez. Uzaktan öğretim denilince senkron ve asenkron derslerin işlendiği, çevrimiçi ölçme ve değerlendirmenin yapıldığı, ders notlarının, duyuruların paylaşıldığı, hoca-öğrenci iletişiminin çevrimiçi olduğu, zamana ve mekân bağımsız bir öğrenim sistemi hayal edilmelidir.

Tabiki her olguda olduğu gibi bu sisteminde avantaj ve dezavantajlarını bilmek önem arz edecektir.

Avantajları:
1. Uzaktan eğitim, öğrencilerin belirli bir zamanda sınıfa olmaları yerine kendi zaman planlamaları doğrultusunda çalışmalarını sağlar. Zaman bağımsızdır.
2. Seyahat süresi ve masrafı büyük ölçüde azalır. (Kaldı ki zaten bu dönemde sokağa çıkılmaması gerekli #evdekal güvende kal)
3. Uzaktan eğitim, öğrencilerin evden veya ofisten çalışmalarına izin verir. Mekân bağımsızdır.
4. Dikkat dağınıklığı olan öğrenciler için sessiz ve sakin bir ortamda dersi işlemek daha faydalı olacaktır.
5. Yeni neslin hali hazırda benzer teknolojileri kullanıyor olması da uzaktan öğrenim süreçleri avantaja dönüşmektedir.

Dezavantajları:
1. Uzaktan eğitim, öğrenciler ve eğitmenlerin yüz yüze etkileşimi sırasındaki insani durumları etkileyebilir.
2. Disiplinli olmayan ve kendini motive edemeyen öğrenciler, uzaktan eğitim derslerine devam etmeyi zor bulabilir.
3. Teknik araç ve gereçlere (notebook, pc, internet v.b.) erişimde güçlük çeken öğrencileri için sıkıntı yaratabilir.

Akademisyenlerimiz, teknolojinin gelişmesi ile birlikte kaçınılmaz bir olgu haline gelen uzaktan eğitim ile zorunluda olsa baş başa kaldılar. Her ne kadar durumdan şikâyet edecek akademisyenlerimiz olsa da bence “Her şerde bir hayır vardır” deyip, bu durumu üniversitelerimiz ve öğrencilerimiz için hayırlı bir duruma dönüştürebiliriz. Akademisyenlerimizin bu yeni duruma ne kadar hazır olduğu konusunu inceleyecek olursak, genç kuşak akademisyenlerimizin yeni sürece adaptasyon hakkında sorun yaşamayacakları düşünmüyorum. Nispeten teknoloji ile arasında hali hazırda mesafe olan akademisyenlerimiz için süreç bir zorlu geçecek olsa da asistanlar ve ilgili birimler yardımı ile onlar da bu yeni sürecin içerisine gireceklerdir diye düşünüyorum. Üniversiteler tarafından akademisyenlere düzenlenecek periyodik çevrimiçi canlı yayın eğitimler ve çevrimdışı eğitim materyalleri hazırlanarak akademisyenlerini güncel tutabilirler ki birçok üniversitemiz hali hazırda bu aksiyonları almış durumdalar.

Öğrencilerin durumuna gelecek olursak, öğrencilerin teknoloji kullanım alışkanlıkları göz önüne alındığında LSM sistemlerini kullanma konusunda bir sıkıntı yaşayacaklarını sanmıyorum. Kendi kendine öğrenmeyi öğrenmiş ve iç motivasyonunu yüksek tutabilen öğrenciler bu sürece kolaylıkla adapte olacaklardır ve sistemleri etkin bir şekilde kullanacaklardır. Fakat konu dersler ve ders çalışamaya geldiğinde geleneksel öğretimde bile derslere gelmeye burun kıvıran öğrencilerin çevrim içi sistem üzerinden ders çalışmaya başlamalarını beklemek biraz hayalcilik olacaktır diye düşünüyor.

 

Leave a Reply